Mevsim Buketleri
     Sevgili İçin Güller
    Yapay Modeller
     Kalıcı Modeller
     Ucuz Güller
     Sevgiliye Özel
     Gerbera Buketleri
    Gül Demetleri
     Ucuz Güller
     Saksı Çiçekleri
     Düğün Açılış Çelenk
     Toptan Gül
     Banka Hesapları
Sitede Ara
İstatistik
Genel
Çoğul1617220
Tekil312769
Tarih2009-05-15
Kullanıcı
Toplam Kullanıcı110
Son kullanıcısahipkilic
GünHitler
2010-03-12
132613261326
2010-03-11
201120112011
2010-03-10
229622962296
2010-03-09
193019301930
2010-03-08
215421542154
2010-03-07
188918891889
2010-03-06
190819081908
Isparta Menü
Anket
Hangi Çiçeği Seversiniz
Gül
Şebboy
Orkide
Papatya
Karanfil
En Beğenilenler
Döviz Kuru
Dolar $ 1.5190 1.5263
Euro 2.0896 2.0997
Sterlin £ 2.2999 2.3119
 
Anadolu'yu aydınlatan büyük velîlerden. İsmi Muhammed olup, seyyiddir. Soyu yirmi ikinci batında hazret-i Zeynelâbidîn'den, hazret-i Hüseyin'e ulaş ır. İran'ın Hoy şehrinde doğdu. Isparta'nın Eğridir kazâsında vefât etti.Rüyâsında Peygamber efendimizden aldığı bir işâret üzerine hocası Şeyhülislâm Berdeî ile Anadolu'ya hicret etmiştir. Şeyhülislâm Berdeî veŞeyh Abdüllatîf Kudsî'den feyz almıştır. Fatih Sultan Mehmed'in saltanat? ?nın ilk devirlerinde vefât etmiştir. Kabri, Eğridir Yazla'da câmi yanındaki türbededir.
        ;&a mp;nbsp;      &n bsp;&a mp;nbsp;      &am p;nbsp;&a mp;nbsp;        &a mp;nbsp;     &n bsp; &a mp;nbsp;     &am p;nbsp; &a mp;nbsp;   
    &a mp;n bsp; 
Anadolu'ya gelmesi ş öyle vukû bulmuştur. Hoy şehrinde iken bir gece Peygamber efendimizi rüyâs? ?nda gördü. Peygamber efendimiz ona rüyâsında; "Benim yolumda ve benim evlâdımdan, şeyh-i kâmil ve mürşid-i mükemmil, yetişmiş ve yetiştirebilen rehber Şeyhülislâm Berdeî gelmek üzeredir. Gâfil olma. Rum diyârına, Anadolu'ya git!" diye emir buyurdu. Bu rüyâ üzerine işâret edilen zâtın gelmesini beklemeye başladı.

Ona rüyâsında işâret edilen zât, evliyân? ?n meşhurlarından büyük rehber Şeyhülislâm Berdeî hazretleri olup, bir Osmanlı vâlisinin dâveti üzerineAnadolu'ya göçüyordu. Hac ibâdetini yapmak üzereMekke'ye gitmişti. Orada Kâbe'yi tavâf ederken Osmanlı vâlilerinden o zamanki adıyla Hamidili (Isparta) vâlisi ile tanıştı. Bu, Vâli Hızır Bey idi. Âlimleri ve evliyâyı çok sever, hürmet ederdi. Şeyhülislâm'ı, Kâbe'yi tavâf s? ? rasında görüp büyük bir âlim ve mürşid olduğunu anladı. Ona; "Ben Anadolu'da Hamidili (Isparta) diye tanınan vilâyetin vâlisiyim. O diyârın havası hoş, suyu tatlı, beldeleri, köyleri ba? ?lık, bahçelik gâyet güzel bir memlekettir. Fakat halkına dîn-i İslâmı anlatacak, doğru yolu gösterecek bir mürşid-i kâmil yoktur. Bu sebeple halk arzu ve hevesleri peşinde ve bozuk hallerdedir. Acaba lutfeder misiniz? O diyârın halkını irşâd için oraya hicret buyurup, yerleşseniz. Hesapsız sevap ve ecir kazanmanızda ş üphe yoktur. Eğer bu arzumuzu kabûl buyurursanız ben köleniz, siz sultânım için Eğridir kasabası civârında havası ve suyu güzel bir yerde sizin için bir yer, dergâh yapıp hayır duânızı almak istiyorum." dedi. Bu dâvet üzerine Şeyhülislâm Berdeî hazretleri; "İstihâre edelim." buyurdu. Bir-iki gün sonra da Vâli Hızır Beye; "İstihâremde Rum tarafına, Anadolu'ya dâvetinizi kabûl etmem işâret olundu. İnşâallah bu sene memleketimize gidelim. Gelecekte Allahü teâlânın izniyle Rum diyârına, Anadolu'ya gelelim." buyurdu. Vâli Hızır Bey çok sevinip o sene hacdan döner dönmez Eğridir Gölünün kıyısında Mezar-ı Şerîf denilen yerde güzel bir dergâh yaptırıp, gelmesini beklemeye başladı.

Şeyhülislâm Berdeî hazretleri de vâd ettikleri zaman gelince, on altı oğlu ve kırk talebesi ile Anadolu'ya göçmek üzere yola çıktı. İran'ın Hoy şehrine geldikleri sırada Muhammed Çelebi Sultanın babası Pîrî Halîfe Sultan da rüyâsında Peygamber efendimizi görmüş ve Şeyhülislâm Berdeî hazretleri ile Anadolu'ya gitmesi için işâret almış bulunuyordu. O da merakla beklemekte idi. Şeyhülislâm Berdeî hazretleri onun bulunduğu beldeye uğrayıp onunla görüşerek; "Oğ lum Pîr Muhammed! Emre itâat eder misin?" demiş, geçip gitmiş ve şehir dış ında bir yerde konaklamıştı. Pîrî Halîfe Sultan hemen gitmek üzere evinden ayrılmıştır. Şeyhülislâm Berdeî ile Anadolu'ya göçmek için şehir dışında konakladıkları yere gitmiştir. Ancak annesi, babası ve akrabâları gitmesine râzı olmayıp karşı çıkm? ?şlar. Her ne yaptılarsa onu Şeyhülislâm Berdeî hazretlerinin yanı nda bulunca, bir eve hapsettiler. Boğazına zincir ve ayaklarına da buka? ?ı bağ ladılar. Evin kapısını da kilitlediler. Fakat yine Şeyhülislâm Berdeî hazretlerinin yanına geldi. Tekrar alıp götürmek istediklerinde Şeyhülislâm Berdeî hazretleri onlara; "Onu diyâr-ı Rum'a, Anadolu'ya alıp götürmem ve terbiye ve irşâd etmem emrolundu! " dedi. Bu sözleri işitince gitmesine râzı olup bı raktılar. Âilesinden, yurdundan ayrılıp onlarla birlikte Anadolu'ya doğru yola çıktı. Takke dikme sanatında ustaydı.

O sırada Anadolu'da Ankara'da evliyânın meşhurlarından Hacı Bayrâm-ı Velî hazretleri insanlara rehberlik yapıyordu. Onlar Anadolu'ya doğru gelmekte iken bir gün Hacı Bayrâm-ı Velî'ye talebeleri; "Sultânım! Takkeniz eskimiş. Hediye gelen güzel bir keçe var. Müsâade ederseniz ince keçelerden bir taç diktirelim." dediklerinde; "Sabredin takkeci gelsin." buyurarak Pîrî Halîfe Muhammed'in hocası ile Anadolu'ya gelmekte oldu? ?unu i? ? âret etmişti. Ne zaman yenilemek isteseler; "Takkeci gelsin." diye cevap vermiştir.

Şeyhülislâm Berdeî, Pîrî Halîfe Muhammed ve yanlarında bulunanlarla birlikte altı ayda Ankara'ya geldiler. Yaklaştıkları sırada Hacı Bayrâm-ı Velî'ye mâlum olup; "Takkeci geliyor! Karşı layalım." diyerek talebeleri ile birlikte karşılamaya çıktılar. Şeyhülislâm Berdeî hazretleri, bir işâret üzerine en seçkin talebesi Pîrî Halîfe Muhammed'i yanına alıp altı ayda irşâd ve terbiye ederek tasavvufta kemâl derecelerine ulaştı rmıştır. Hacı Bayrâm-ı Velî onları karşılayıp Şeyhülislâm Berdeî hazretleri ile buluştu. Hal hatır sorup, dergâhına götürdü. Birkaç gün misâfir edip, ziyâfetler verdi. Çok kıymetli sohbetler yaptılar. Bir gün Hacı Bayrâm-ı Velî talebelerinden, hediye gelen keçeleri getirmelerini istedi. Sonra bunları Pîrî Halîfe Muhammed'in önüne koyarak; "Oğlum Pîr Muhammed! Bunlardan bize bir takke dikiver." dedi. O da alıp güzel bir takke dikti. Getirip önlerine koydu. Hacı Bayrâm-ı Velî; "Oğ lum Pîr Muhammed! Bu tâcı bana hocandan gördüğün gibi giydir." dedi. O da alıp telkin ve tekbir getirerek Hacı Bayrâm-ı Velî hazretlerine giydirdi. Bunun üzerine Hacı Bayrâm-ı Velî, Pîrî Halîfe Muhammed'in hocası Şeyhülislâm Berdeî hazretlerine; "Hoş Şeyhülislâmsın! Altı ayda terbiye ettiğin birine seksen yaşı ndaki bir ihtiyâra taç giydirirsin." buyurdu. Bu misâfirlikten sonra Hacı Bayrâm-ı Velî ile vedâlaşıp Ankara'dan ayr? ?lıp Hamidiline (Isparta'ya) doğru yola çıktılar. Borlu'ya geldikleri sırada Şeyhülislâm, Eğridir Gölünün öte tarafına bakarak Yazla tarafına işâret etti ve; "Bizim toprağımız şu makamdan alınmı ştır." dedi. Kendilerini büyük bir şevk ve heyecanla bekleyen Vâli Hızır Bey, onları karşılaşıp, önceden yaptırdığı dergâha götürüp yerleştirdi. Böylece Anadolu, kıymetli bir mürşidi, yol göstericiyi büyük bir velîyi bağrına basıp feyzlerinden istifâde etmeye başladı. İnsanlar onların derslerinden, sohbetlerinden çok istifâde ettiler. Şeyhülislâm Berdeî hazretleri yanında getirdiği kıymetli talebesi Pîrî Halîfe Muhammed'i kendi kızıyla evlendirip, dâmât yapmakla şereflendirdi. Bu evlilikten bir oğlu oldu. Bu oğlu MuhammedÇelebi Sultan adıyla bilinen meşhur velîdir.

Pîrî Halîfe Sultan'ın Ali Fakih adında bir talebesi vardı. Hizmetinde bulunduğu sırada bir gece rüyâsında Osmanlı âlimlerinin meşhurlarından ve evliyânın büyüklerinden Akşemseddîn hazretlerini gördü. Rüyâda, bir rüyâsının tâbirini sordu. Uyanınca tâbire hayret edip hocası Pîrî Halîfe Sultân'? ?n huzruna gitti. Hocası onu görür görmez, o daha bir şey söylemeden; "Ali Fakih! Akşemseddîn rüyânın tâbirinde isâbet edemedi. Senin makâmın, derecen o tâbirdeki gibi değildir. Şimdi sen falan makamdasın. Rüyânın tâbiri de ş öyledir." diyerek tâbirini bildirdi. Aradan bir müddet geçti. Pîrî Halîfe Sultan bir gün talebesi Ali Fakih'e İstanbul'a gitmesini emretti. O da baş üstüne deyip yola çıkmak üzere hazı rlandı. Bir ara; "İstanbul'a ne hizmet için gideceğim! " sormadım diye düşündü. Sonra da bir hikmeti var diyerek emre uyup İstanbul'a gitti. İstanbul'a vardığı gün Cumâ idi. Cumâ namazını kılmak için Ayasofya Câmiine gitti. Namazını bir direğin dibinde kı ldı. Sonra Akşemseddîn hazretleri vâz etti. O da cemâatle birlikte bu evliyâ zâtın vâzını dinledi. Vâzdan sonra Akşemseddîn hazretleri kürsüden indi. Cemâatle müsâfeha etti. Ali Fakih de elini öpmek için yaklaştı. Bu sırada Akş emseddîn hazretleri etrâfını koklayarak bakışlarıyla birini ar? ?yordu. Ali Fakih elini öpünce elini tutup bırakmadı. Pîrî Halîfe Sultan'ı kastederek; "Dost kokusunu aldım!" dedi. Cemâat da? ?ılınca onu yanına alıp odasına götürdü. Pîrî Halîfe Sultan'ın hâlini sorup haber aldı. Bir müddet sohbetten sonra; "Mevlânâ Ali Fakih! Biz senin makâmını, ulaş tığın dereceyi bilememişiz. Rüyânın tâbirinde yanı lmışız. Tâbiri, hocan Pîrî Halîfe Sultan'ın buyurduğu gibidir." Ali Fakih, Akşemseddîn hazretlerinden bunları dinleyince hocasının kendisini İstanbul'a göndermesinin hikmetini anlad? ?.

Pîrî Halîfe Sultan'? ?n kıymetli oğlu ve meşhur velî Muhammed Çelebi Sultan gençliğinde kimyâ ilmini öğrenmeye heves etmişti. Bir gün ona; "Oğul! Kimyâ ilmini tahsîl ettin mi? " diye sordu. "Baba biraz daha zaman ister." dedi. Evde bulunan boş bir sandık vardı. O sandığı gösterip; "Oğul şu sandığı kilitle ve bir müddet ona bak ve devamlı Kelime-i tevhîd söyle, sonra aç! Allahü teâlânın kudretini gör." dedi. Bu sözleri üzerine boş sandığı kilitledi. Başında durup bir müddet devâmlı; "Lâ ilâhe illallah." dedi. Sonra da sandığı açtı ve sandığın altınla dolu olduğunu gördü.

SOPA ATAN AYAKKABI

Pîrî Halîfe Sultan bir defâsı ndaEdirne'ye gitmişti. Edirne'de bulunan bir hıristiyan papazı açlık içinde, riyâzetler çekerek kerâmet gibi gözüken bâzı hallere kavuşmuş tu. İstidraç denilen hallerden olan ve sâhibini derece dereceCehennem'e sürükleyen bu hâli, havada uçmaktı. Papazın havada uçması halkın dikkatini çekmişti. Pîrî Halîfe Sultan bir hıristiyan papazın halkı aldatmasına mâni olmak için pekçok kimsenin bulunduğu bir mecliste râhibi ça? ?ı rtıp; "Hadi uç da görelim." dedi. Bunun üzerine papaz, bir sihirbaz gibi harekete geçip uçmaya başladı. Papaz havada yükselince Pîrî Halîfe ayağından ayakkabı larını çıkarıp râhibin peşinden attı. Ayakkabılar râhibin üstüne gelip başına vurmaya başladı. Sonunda râhibin başına vura vura onu yere indirdiler. Papaz kendinden geçmiş bir halde yere inince başı ve yüzü kuşlar tarafından gagalanmış gibi yara bere içindeydi. Mahçup ve perişan bir halde Pîrî Halîfe Sultan'ın yanında duruyordu.Papaza; "Ey papaz! Aç durarak ve nefsini riyâzete sokarak bâzı sahte haller kazandın. Müslümanların inancıyla oynamak istedin. Sonunda ayakkabı ların seni ne hâle soktuğunu gördün. Onların vurmasından kurtulamadın yere indin. Şimdi kendinin sapık ve bâtıl bir yolda bulunduğunu, İslâmiyetin hak din olduğunu anladın mı? " dedi. Papaz cevap vermeyip şaşkın bir vaziyette susuyordu. Bu sı rada Pîrî Halîfe Sultan; "Bu kadarıyla iknâ olmadın, sen bâtıl dinde olduğun halde kerâmet dâvâsında bulundun. Ben Allahü teâlânın âciz bir kuluyum. Şimdi gör uçmak nasıl olur!" dedi. Sonra havada uçup gözden kayboldu. Herkes şaşkın bir halde bir müddet bekledi. Daha sonra dönüp geldi.Kâbe'ye gidip döndüğünü bildirdi. Oraya gidip döndüğünü belirten alâmetler de gösterdi. Bu hâle şâhid olan papaz, tam bir sadâkatla müslüman oldu. Bunun üzerine altı papaz, kıyâfet değiştirip Pîrî Halîfe Sultan'ın yanına gittiler. Onu imtihan maksadıyla konuşmaya başladı lar. Pîrî Halîfe Sultan söze başlayıp, kerâmetiyle onların hallerini, yerlerini, isimlerini ve kim olduklarını, maksatlarını birer birer söyleyip açıkladı. Bu kerâmet karşısında âciz ve şaşkın kalan papazlar, yanlış ve bâtıl bir yolda olduklarını anlayıp müslüman oldular.

Bu hâdiseler pâdişâh tarafından duyulunca, onu huzûruna dâvet etti. Pâdiş âhın huzûruna varınca; "Buraya pâdiş âhla buluşmaya veya ona tanınmaya ve bir şey taleb etmeye gelmedim. Lâkin İslâm pâdiş âhı âdildir. Emrine uyup dâvetini kabûl ettik. Pâdişâhımızın mâlumu olsun ki, bu duâcılarının buraya geliş sebebi, o papazın hâlini işitip müslümanların îtikâdlarına zarar vermesine mâni olmak içindir. Hamdolsun o fitneyi söndürdük. Allahü teâlâ papazlara müslüman olmalarını nasîb eyledi." dedi. Bu görüşmelerinden sonra pâdişâh bir vezîri vâsıtasıyla yedi yüz altın gönderdi. Para takdim edilince tebessüm ederek; "Bizim yedi yüz değil yedi altına dahi hakkımız yoktur. Biz fakir bir dervişiz. Bunu İslâm askeri için ve devlet iş lerine sarf eylesinler. Pâdişâha duâ etmek bizim vazîfemizdir. Pâdişâhımız âdildir. Ona dâimâ duâ ederiz. Bu durum pâdiş âha bildirilince, pâdi? ?âh; "Mutlakâ bir arzuları vardır, beyân etsinler." diye haber yolladı. Bunun üzerine; "Bir murâdımız yoktur. Lâkin pâdişâha itâat etmek ve hâtır-ı ş erîflerini hoş tutmak için bir nesne teklif edelim ki, Allahü teâlâ indinde biz ve zât-ı ş âhâneleri mesûl olmayalım. Zîrâ ş imdi bir şey arzu eylesek onlar dahi esirgemeyecekler. Lakin devlet hazînesinden bize verilecek hardal dânesi kadar istihkâkımız yoktur. Eğer lutfederlerse, merhum kaynatam ve şeyhimiz Şeyhülislâm Berdeî'ye Hamidoğlu Hızır Bey merhum bir mikdar arâzi ve mülk vermişti. Şeyh merhum da bunları evlâda vakfeylemişlerdi. Temlik ve vakfı sahîh olmak için bir ferman ihsân buyursunlar." dedi. Bu arzusu pâdiş âha iletilince, bir menşur-u hümâyûn gönderdi ve arzusunu yerine getirdi.

1) Menâkıb-ı Burhâneddîn Eğridirî (Şerifzâde Muhammed Efendi, Süleymâniye Kütüphânesi, Hacı Mahmûd Kısmı, No: 4552)
2) Şakâyik-ı Nu'mâniyye Tercümesi (Mecdî Efendi); s.130
3) Sicilli Osmânî; c.2, s.43
     Çiçek Bakımı
     Çiçekçilik
     Çiçek Notları
     Çiçek Anlamları
     Çiçekler
     Özel Günler
     Bayanlar İçin
     Sağlık
     Güzel Sözler
     Şiirler
     Isparta Resimleri
     Isparta Çiçekçi
     Isparta Çiçekçi
       ısparta çiçekçi
       ısparta çiçekçi
       ısparta çiçekçi
       ısparta çiçekçi
       ıspartada çiçekçi
    Gül Ürünleri
Ziyaretçilerimiz

Online Kişiler
7

Online Kullanıcılar
0

Online Ziyaretçiler
7
01:  United 


states 38.107.x.x
02:  United 


states Google spider
03:  United 


states 38.107.x.x
04:  United 


states 38.107.x.x
05:  United 


states MSN spider
06:  United 


states MSN spider
07:  Unknown 67.195.x.x

» Çoğul
1617220
» Tekil
312769
Site Menü
Haberler
Son Hazırlananlar
İzinsiz Kopya Edilemez Tüm Hakkı Saklıdır. ispartacicek.net
Tüm ürünlerimize KDV %18 dahildir. Resimler örnek teşkil edip aynı şekilde hazırlanmaktadır.
Web sitemizdeki içerikler telif hakkı içermez. Alıntılar alıntı ibaresiyle belirtilmiş olup.Hukuk haklarımız saklıdır.
Web sitemizde TCK ve ticaret kanunlarına aykırı içerik barındırılmamakta ve denetimleri düzenli yapılmaktadır.
  Theme Design By IspartaWebHosting.Com    MemHT Portal is a free software released under the GNU/GPL License by Miltenovik Manojlo